<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss'><id>tag:blogger.com,1999:blog-562564025088011997</id><updated>2009-08-22T23:10:18.730+02:00</updated><title type='text'>Kutluay'in yeri</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://kutluay-say.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/562564025088011997/posts/default'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kutluay-say.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Kutluay</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02994799690900966146</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>8</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-562564025088011997.post-176496732967311443</id><published>2009-04-17T09:21:00.002+02:00</published><updated>2009-04-17T09:34:39.510+02:00</updated><title type='text'>Ergenekon - 12. dalga</title><content type='html'>Ne kadar uzun zaman olmus 'tarihe not dusmeyeli'. Gece oglumu uyutmaya calisirken bir yandan da birkac satir yazmak geldi icimden. Tabii ki bugunlerin sicak konusunu yazmaliyim; Ergenekon denen sacmaligin 12. dalga tutuklamalari yapildi birkac gun once. Eski - yeni rektorler, cagdas yasami destekleme dernegi yoneticileri, kizlarimizi - okula gitmeye gucu yetmeyen cocuklarimizi - genclerimizi destekleyen derneklerin yoneticileri iceri alindilar bu dalgada... 70 yasini asmis - kanser tedavisi goren - tum yasamini egitime adamis Turkan Saylan'in evinde arama yapildi... ve daha bir suru sacmaliklar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Insan bunlari okuyunca, 'hadi canim, bu kadar da olmaz. Kisa zamanda Ergenekon sacmaligi son bulur herhalde' diye dusunuyor... Ama aksine olay daha da kotuye gidiyor basladigi gunden bu yana. Ilk tutuklamalarin ardindan yillar gecti, 12 ayri donemde yuzlerce kisi tutklandi ama hala kimse 'ne oluyor kardesim, ne bu sacmalik' diyemiyor. Kendini 'liberal - demokrat' sanan bir kesim 'zavalli' da hala olaya 'darbe karsitligi - demokrasi' penceresinden balmaya calismaya devam ediyor... Oysa 'karsi devrim' tum hiziyla uzerimize gelmeye devam ediyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neler olacak guzel ulkemde bilemiyorum... Bundan 3 yil sonra - 5 yil sonra - 10 yil sonra karsimizda ne tur bir Turkiye olacak acaba? O zaman geldiginde bu yazdiklarimi okudugumda neler dusunecegim acaba...???&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/562564025088011997-176496732967311443?l=kutluay-say.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kutluay-say.blogspot.com/feeds/176496732967311443/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=562564025088011997&amp;postID=176496732967311443' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/562564025088011997/posts/default/176496732967311443'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/562564025088011997/posts/default/176496732967311443'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kutluay-say.blogspot.com/2009/04/ergenekon-12-dalga.html' title='Ergenekon - 12. dalga'/><author><name>Kutluay</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02994799690900966146</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='11154105047685027099'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-562564025088011997.post-1676328209812367253</id><published>2008-03-28T17:14:00.000+01:00</published><updated>2008-09-03T21:59:42.348+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>            &lt;div id="s6_h"&gt;&lt;span id="c7qg" lang="EN-GB"&gt;&lt;br id="i_65"&gt;&lt;font id="h0w6" size="2"&gt;Asagidaki hikaye cok cok buyuk olasilikla bir 'sehir efsanesi'. Benim fikrimi soracak olursaniz; ben inanmadim. Ama bir baska soru takildi aklima; "&lt;/font&gt;&lt;span id="wkum"&gt;&lt;i id="amvr"&gt;bunu yapmak mumkun mudur?&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;font id="v:bl" size="2"&gt;" Teknolojik olarak tabii ki mumkundur. &lt;/font&gt;&lt;/span&gt;&lt;span id="c7qg" lang="EN-GB"&gt;&lt;font id="aq9n" size="2"&gt;Bu durum sadece araba markalari icin bir soru degil; tum teknolojik urunler icin gecerli; cep telefonlari - bilgisayarlar - bilgisayarlar uzerindeki isletim sistemleri - mail sistemleri (gmail / yahoo / hotmail vs.)... Akliniza ne gelirse... Tamamem kontrol altina alinmis olabiliriz; ya da biraz daha iyimser bir tahminle; tamamem kontrol altina alinma yolunda hizla ilerliyoruz. &lt;br id="nh:0"&gt;&lt;br id="er9j"&gt;&lt;/font&gt;&lt;/span&gt;&lt;span id="c7qg" lang="EN-GB"&gt;&lt;font id="l-ga" size="2"&gt;Bu tur olasiliklar uzerine '&lt;/font&gt;&lt;span id="d:ax"&gt;&lt;i id="et6n"&gt;acaba gercek mi, degil mi?&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;font id="suoe" size="2"&gt;' diye dusunmektense, neden Turkiye olarak teknolojimizi / endustrimizi baska ulkelere muhtac olmayacak sekilde gelistiremiyoruz? Maalesef kisa zamanda bu durumda herhangi bir degisiklik beklemiyorum...&lt;br id="ot3:"&gt;&lt;br id="oj4_"&gt;ps : "Bu olayi neden 'Turkiye' icin algiliyorsun; ayni durum (&lt;/font&gt;&lt;span id="a99g"&gt;&lt;i id="ul5-"&gt;kontrol altina alinmis olma olayi&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;font id="ctfp" size="2"&gt;) Amerika'daki / Almanya'daki (&lt;/font&gt;&lt;span id="fpnm"&gt;&lt;i id="qsa0"&gt;ya da X ulkesindeki&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;font id="ueb7" size="2"&gt;) herhangi bir birey icin de gecerlidir" derseniz eger, tamamen haklisiniz derim. Ancak ben burada yazdiklarimla, olaylara oncelikle '&lt;/font&gt;&lt;span id="byoa"&gt;&lt;i id="xqzv"&gt;ulke&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;font id="hwjx" size="2"&gt;' bazinda bakmaya calisiyorum - sebep budur.&lt;br id="q67h"&gt;&lt;br id="h5we"&gt;~~~~~&lt;/font&gt;&lt;/span&gt;&lt;span id="g5ip" lang="EN-GB"&gt;&lt;font id="u-v6" size="2"&gt;~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~&lt;/font&gt;&lt;/span&gt;&lt;span id="kkks" lang="EN-GB"&gt;&lt;br id="w.:l"&gt;&lt;font id="fkxu" size="2"&gt;MERCEDES&lt;br id="rhjn"&gt;&lt;br id="px6y"&gt;Bu  bir hikâye, ya da şehir efsanesi değil.Yaşanmış bir olayın kahramanından  dinlediğim gerçek bir anı. İster inanın,&lt;br id="dxwr"&gt;ister inanmayın cinsinden. Hele bir  de son yıllarda satın aldığınız lüks bir Mercedes sahibiyseniz bence bu yazıyı  iki kere okumanızda fayda var. &lt;br id="c3z1"&gt;&lt;br id="nmk."&gt;Günümüz zenginliğinin simge markası  Mercedes otomobillerinin sağlamlığını, dayanıklılığını bilmeyen yoktur.  &lt;br id="vip9"&gt;Başbakan Tayip Erdoğan'ın Ankara'da bir hastane bahçesi içerisinde yaşadığı  rahatsızlığın ardından meydana gelen ve balyozlu kurtarma operasyonu daha  hafızalardaki yerini koruyor.&lt;/font&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;       &lt;div id="zmpd"&gt; &lt;p id="j5s."&gt;&lt;span id="rvaz" lang="EN-GB"&gt;&lt;font id="rom8" size="2"&gt;Aralarında babaları  oldukça nüfuzlu kişiler olan, hatta bir bankanın en üst düzey yöneticilerinden  birinin de oğlunun bulunduğu dört genç, geçtiğimiz yılın yaz ayında İstanbul  Anadolu yakasından babalarının yeni aldığı&lt;br id="zlaf"&gt;otomobille E-5 üzerinden  Tekirdağ'a doğru yola çıkarlar. Amacı olmayan bir gezintidir bu.Dört arkadaş  Silivri'yi de geçtikten sonra hava kararmaya başlayınca uygun bir yerden geri  dönmek isterler. Silivri'den 40-50 km sonra bir sapaktan&lt;br id="rgnp"&gt;geri dönerler. Oto  yoldan çıkan gençlerden biri rahatsızlanır.Otomobil yolun kenarına çekilir,  arkadaşlarına temiz hava aldıran gençler&lt;br id="ezgk"&gt;tarlaların kenarında bir süre  yürüdükten sonra geri dönerler.Arabayı kullanan genç, anahtarı düşürdüğünü fark  ettiğinde arabanın otomatik&lt;br id="w0cn"&gt;kilitlerinin kapıyı adeta bir kaleye çevirdiğini  anlar.Dört genç yürüdükleri yol kenarında girdikleri tarla çizileri  arasında&lt;br id="myr:"&gt;Mercedes'in anahtarını aramaya başlar. Cep telefonlarının cılız  ışıkları ile yarım saatten fazla süren aramanın ardından anahtar bulunmaz.  &lt;br id="drev"&gt;Bir çekiciye yükleyip arabayı Anadolu yakasına evin önüne getirmeyi  düşünürler önce, ama arabayı babasından izinsiz aldığını söyleyen genç bunu  kabul etmez. Babasının haberi olacağı ve kendisine kızacağı endişesiyle&lt;br id="gzeg"&gt;iyice  paniğe kapılır.&lt;/font&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt; &lt;div id="lwh5"&gt; &lt;p id="ak7b"&gt;&lt;span id="sk8g" lang="EN-GB"&gt;&lt;font id="qiqg" size="2"&gt;Gençlerden biri,  cep telefonundan Mercedes'in İstanbul'daki temsilcisine ulaşır. Kendini ve  aracın yanında bulunan arkadaşlarını tanıtır. Kendilerine bir servis aracı  yollanmasını isteyen genç, bu konuda olumsuz yanıt alır. Ama ısrarlı çıkış ve  siyasi bir nüfuzun varlığının hissettirilmesi kısa sürede sonuç verir.  &lt;/font&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt; &lt;div id="dmc6"&gt; &lt;p id="nj6i"&gt;&lt;span id="fqk4" lang="EN-GB"&gt;&lt;font id="bqsh" size="2"&gt;Mercedes'in Türkiye  ofisinde etkili bir isim, Silivri yakınlarında gecenin karanlığında bir  otomobilin etrafında dolaşan gençlere umut olur.Kendilerini arayan Mercedes  yetkilisi önce gençlere kullandıkları araçla ilgili bilinmesi gereken özel  bilgiler sorar.Aracın kime ait olduğu, plakası, araç sahibinin ev iş teli ve  adresleri gibi güvenlikle ilgili bir takım sorular yöneltilir. &lt;br id="i5em"&gt;Bu bilgilerin  doğruluğunun teyit edilmesinin ardından, yönetici başka bir telefonla Almanca  görüşmelere başlar. Mercedes yetkilisi, gençlerin en önemli müşterilerinden  birinin oğlu olduğunu telefonda konuştuğu kişiye anlatmaktadır.&lt;/font&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt; &lt;div id="ypfi"&gt; &lt;p id="z.55"&gt;&lt;span id="l3:5" lang="EN-GB"&gt;&lt;font id="bwp_" size="2"&gt;Mercedes'teki  telefon trafiği devam ederken gençler mahsur kaldıkları köy yolunda eve dönüşte  babalarına ne diyeceklerini düşünürken, yetkili aracı kimin kullandığını sorar.  Otomobil sahibinin oğlu kendisinin kullandığını söyler. &lt;br id="r7xu"&gt;-Şu anda  bulunduğunuz yerden oturduğunuz ev ya da park edeceğiniz yere ne kadar sürede  ulaşabilirsiniz.&lt;br id="gec:"&gt;-2 saat 10 ya da 15 dakika içerisinde..&lt;/font&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt; &lt;div id="u.5q"&gt; &lt;p id="jp_n"&gt;&lt;span id="xmh_" lang="EN-GB"&gt;&lt;font id="z6.7" size="2"&gt;Bu sırada  Almanya'daki yetkili Türkiye'de konuştuğu yöneticiye talimatları iletir.  &lt;br id="zg2q"&gt;-Sürücü otomobilin yanına gelsin. &lt;br id="cj6w"&gt;Gençler zaten otomobilin yanındadır.  &lt;br id="h203"&gt;Beş on sanaye sonra önce otomobilin iç lambası kendiliğinden yanar. Ardından  Park lambaları, sonra motor çalışır. Ardından kapıların kilidi  açılır.&lt;br id="rbk2"&gt;Telefondan ikinci talimat gelir.&lt;br id="nklp"&gt;-Sürücü otomobile binsin.  &lt;br id="l2hp"&gt;Otomobili kullanan genç ve arkadaşları şaşkınlık içinde otomobile biner.  Direksiyonun kilitli olduğunu fark eder. Bu sorun da 30 saniye sonra  giderilir.&lt;br id="moaq"&gt;Telefondan son talimat gelir. &lt;br id="j-jx"&gt;-Aracın en son park edildiği  yere ulaşması için size 2 saat 20 dakika izin verildi. Araç 2 saat 20 dakika  sonra yeniden stop ettirilecek ve kapıları kilitlenerek emniyet altına alınacak.  Geçmiş olsun iyi yolculuklar.&lt;/font&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt; &lt;div id="zrwu"&gt; &lt;p id="uq_2"&gt; &lt;/p&gt;&lt;/div&gt; &lt;div id="l_:j"&gt; &lt;p id="pdjr"&gt;&lt;span id="uzn0" lang="EN-GB"&gt;&lt;font id="pn8j" size="2"&gt;Otomobilin sürücü  koltuğuna oturan genç ve arkadaşları şoke olmuş durumdadır. O köy yolundan  keskin bir U dönüşü yaparak istenilen süre&lt;br id="kxww"&gt;içinde İstanbul'da Anadolu  yakasındaki evin önüne ulaşmayı başarırlar.&lt;/font&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt; &lt;div id="nmfd"&gt; &lt;p id="krt3"&gt;&lt;span id="delq" lang="EN-GB"&gt;&lt;font id="sxmn" size="2"&gt;Gençler sözü edilen  saat ve dakikanın dolmasını beklerler aracın yanında. Araç motoru durdurulur ve  kapılar kilitlenir. &lt;br id="h4z0"&gt;Yedek anahtarın bile kullanımı iptal edilirken şirket  araç sahibine bir sonraki gün yeni anahtarını ulaştırır.&lt;/font&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt; &lt;div id="sop7"&gt; &lt;p id="emp2"&gt;&lt;span id="yin:" lang="EN-GB"&gt;&lt;font id="v-:g" size="2"&gt;Bu olayı anlatan  arkadaşım aracın içinde bulunanlardan biridir. O yaşadıklarını anlatırken başta  Susurluk kazası olmak üzere, bütün Alman&lt;br id="k1-1"&gt;malı BMW ve Mercedes marka  otomobillerin karıştığı olaylar ve Türkiye'de çok tartışılan kazalar aklıma  geldi. Rahmetli Vali Recep Yazıcıoğlu, Bakan Adnan Kahveci ve Mustafa Taşar  gibi nice değerlerimizin birbiri ardına yollarda kaybettiğimizi düşündüm. İçim  sızladı.&lt;/font&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt; &lt;div id="k8s_"&gt; &lt;p id="s0c."&gt;&lt;span id="f3x8" lang="EN-GB"&gt;&lt;font id="y-s." size="2"&gt;Bakanlarımızın,  milletvekillerimizin bindiği güvenlik açısından "Kale" olarak nitelendirilen son  model lüks otomobillerin aslında tepemizde dolaşıp duran bir uydunun kör bir  frekansında yol aldığını düşündüm. Parasını bastırıp satın aldığı  otomobilin kontak anahtarının bir nevi mülkiyet sembolü olduğu ülkemizde,  binlerce lüks aracın asıl sahibinin hâlâ üretici şirket olduğunu hissetmek içimi  burktu. &lt;/font&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;  &lt;span id="b11x" lang="EN-GB"&gt;&lt;font id="cqyr" size="2"&gt;Aynı araçlar  uzaktan böylesine kontrol edilebiliyorsa, neden içindeki konuşmalar dinlenmesin,  ürettiği sattığı aracı kontrol edebilen güç,&lt;br id="pe5v"&gt;içindeki kişilerin konuşmalarını  dinlemeyecek kadar aptal olamaz diye düşündüm ve  ürperdim.&lt;br id="m1p1"&gt;&lt;br id="m_2e"&gt;ALINTIDIR:&lt;br id="udbu"&gt;Mehmet KOCA&lt;/font&gt;&lt;/span&gt;&lt;br id="d6uj"&gt;&lt;span id="wqj7" lang="EN-GB"&gt;&lt;b id="tf72"&gt;&lt;font id="fvre" size="2"&gt;~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~&lt;/font&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br id="j_34"&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/562564025088011997-1676328209812367253?l=kutluay-say.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kutluay-say.blogspot.com/feeds/1676328209812367253/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=562564025088011997&amp;postID=1676328209812367253' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/562564025088011997/posts/default/1676328209812367253'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/562564025088011997/posts/default/1676328209812367253'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kutluay-say.blogspot.com/2008/03/asagidaki-hikaye-cok-cok-buyuk.html' title=''/><author><name>Kutluay</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02994799690900966146</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='11154105047685027099'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-562564025088011997.post-1115401056316394098</id><published>2008-02-22T15:50:00.001+01:00</published><updated>2008-02-22T15:58:00.160+01:00</updated><title type='text'>Kosova'nin Bagimsizligi</title><content type='html'>Kosova'nin Bagimsizligi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugun 22 Subat 2008 Cuma. gectigimiz Pazar gunu (yani ayin 17sinde) Kosova, Sirbistan'dan tek tarafli olarak bagimsizligini ilan etti. Amerika basta olmak zuere birtakim EU ulkeleri bu karari tanidilar (Ingiltere, Almanya, Fransa, Italya vs.). Turkiye de ilanin uzerinden 24 saat gecmeden Kosova'yi taniyan ulkeler arasinda yerini aldi. Bunun yaninda, bu duruma kesinlikle karsi cikan ulkeler de var tabii ki; basta Sirbistan ve Rusya olmak uzere Ispanya, Yunanistan, Kibris Rum Kesimi, Cin bu duruma karsi cikiyor. Avrupa Birligi, Kosova'nin yonetimine destek olmak uzere (UNMIK yerine) EUMIK kurmak uzere birkac ay icinde yaklasik 2.000 sivil personeli Kosova'ya gondermek niyetinde. Sirbistan ve Rusya, bu kurulmasi planlanan EUMIK'in de kanuniligini sorguluyorlar ve gecersiz ilan etmeye calisiyorlar. Yani durum, 2 ay oncesinden daha belirgin degil. Bagimsizligin ilan edildigi gunden bu yana Sirplar'in yogun olarak yasadigi bolgelerde gosteriler duzenleniyor. Kosova - Sirbistan sinir kapilarinda olaylar cikiyor. En son dun aksam, Belgrad'da yuzbinlerce kisinin katildigi bir protesto gosterisi yapildi. Miting sonrasi Kosova'nin bagimsizligini taniyan ulkelerin buyukelciliklerine saldirilar oldu (Turkiye Buyukelciligi dahil).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Turkiye'nin bu bagimsizligi acele olarak tanimasi ne kadar dogru bir hareketti, bunu zaman gosterecek. KKTC icin ornek olmasi acisindan dusunulmus olabilir, ama 25 yildir oradaki var olan ulkeyi tanimayan dunya ulkeleri, Kosova olayindan sonra KKTC'yi taniyacak mi? Neden tanisin ki? Bu tur gelismelerden cikari olan ulkeler, Kosova orneginde oldugu gibi, yasalligi tartisilan bir durumu 24 saat icinde kabul ediyor. Ama diger yandan, cikari yoksa aradan 25 yil da gecse 1 adim atmiyor. Simdi bu durumun degismesi icin 'bir ornek durum'dan cok daha fazlasina gerek var bence.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diger yandan Turkiye'nin sinirlarindaki Irak sorunu halen duruyor. Bundan birkac yil oncesine kadar, "Irak'in parcalanmasi ve bir Kurt devleti kurulmasi, Turkiye'nin kirmizi cizgilerinin ihlal edilmesidir" dusuncesinde olanlar, adim adim gelmekte olan Kuzey Irak Kurt Devleti'nin resmilesmesi karsisinda nasil savunacaklar dusuncelerini? Boyle bir -olasi- ilandan sonra, 24 saat icinde bu devleti -muhtemelen- taniyacak olan Rusya - Sirbistan - Cin - Yunanistan vs. gibi ulkelere nasil karsi cikabilecek? Bugun Sirbistan Disisleri Bakani'na, 'bolgede istikrar onemli, Kosova'nin bagimsizligini o nedenle taniyoruz' diyen Turkiye, olasi boyle bir durumda nasil savunacak kendi dusuncelerini?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya da, daha radikal bir soru; boyle bir olusuma karsi cikmak istemiyor mu artik Turkiye??? Ne tur planlar yapiliyor Ortadogu'da? Bugun Turk ordusu, PKK teror orgutune karsi kara harekatina basladi. Bu harekattan hangi ulkelerin haberi var? Kimlerle ne tur pazarliklar yapildi ve bu izin koparildi? Bunun karsiliginda neler verildi??? Bircok soru var yanit bekleyen, ve ancak zaman gectikce bu yanitlari alabilecegiz... Eger bir gun alabilirsek...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/562564025088011997-1115401056316394098?l=kutluay-say.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kutluay-say.blogspot.com/feeds/1115401056316394098/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=562564025088011997&amp;postID=1115401056316394098' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/562564025088011997/posts/default/1115401056316394098'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/562564025088011997/posts/default/1115401056316394098'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kutluay-say.blogspot.com/2008/02/kosovanin-bagimsizligi-bugun-22-subat.html' title='Kosova&apos;nin Bagimsizligi'/><author><name>Kutluay</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02994799690900966146</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='11154105047685027099'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-562564025088011997.post-8607458562674847347</id><published>2008-01-30T13:56:00.000+01:00</published><updated>2008-02-22T15:56:31.884+01:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>2008 yilinin Ocak ayindayiz; ve bu aralar "universitelerde turbanin serbest birakilmasi" tartismalari iyice hizlandi. AKP ve MHP anlastilar gibi gorunuyor. O kadar cok bulandi ki ortalik; kim kiminle birlikte ne icin calisiyor belli degil (bir de nedense ayni anda ortaya cikan 'ergenekon' sorusturmamiz var). Yok basortusu cenenin altindan baglanirsa ancak izin verilecekmis, yok sadece universite ogrencileri ile sinirlanacakmis bu uygulama, yok kamu gorevlilerine ve lise (ve daha asagisi okullar) ogrencilerine yayilmayacakmis.... mis... mis... mis... &lt;br&gt;&lt;br&gt;Bir sure sonra neler olacagini ya da ne gibi tartismalar cikacagini; sevgili 'demokrat aydinlarimiz' (!) disinda herkes biliyor saniyorum : &lt;br&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;    Inanc ozgurlugu ise, neden universite ile sinirlandiralim canim, liselerde de turban serbest olsun (ama cene altindan baglaninca, ve ortu kirmizi uzerine mor puantiyeli olunca !!!),&lt;/li&gt;&lt;li&gt;    Kizcagiz 6 yil okuyup doktor olmus (ya da x yil okuyup y meslegini edinmis), simdi onun elinden memur olma hakkini elinden mi alalim canim, kamu kurumlarinda da turban serbest olsun,&lt;/li&gt;&lt;li&gt;    Inanclara ozgurluk nedeniyle turban serbest ama bazi kizcagizlarimiz inanclari icin burka giyiyor, onlara neden universite kapilarini acmayalim? Onlara da serbest olsun okumak,&lt;/li&gt;&lt;li&gt;    vs ...&lt;/li&gt;&lt;li&gt;    vs ...&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;bunlara benzer milyon tane gelecek senaryosu yazabilirsiniz siz de sanirim... &lt;br&gt;&lt;br&gt;Nereye dogru gidiyoruz???&lt;br&gt;            &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/562564025088011997-8607458562674847347?l=kutluay-say.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kutluay-say.blogspot.com/feeds/8607458562674847347/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=562564025088011997&amp;postID=8607458562674847347' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/562564025088011997/posts/default/8607458562674847347'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/562564025088011997/posts/default/8607458562674847347'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kutluay-say.blogspot.com/2008/01/2008-yilinin-ocak-ayindayiz-ve-bu.html' title=''/><author><name>Kutluay</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02994799690900966146</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='11154105047685027099'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-562564025088011997.post-2012958593050295252</id><published>2007-08-22T11:14:00.000+02:00</published><updated>2007-08-22T13:59:32.233+02:00</updated><title type='text'>Ya Sev - Ya Terk Et !!!</title><content type='html'>Onceki gun Basbakan Erdogan'in, Hurriyet Gazetesi yazari Bekir Coskun'a 'ulkeyi terketmesi' yolunda yaptigi oneri bugunlerde herkesin dilinde. Hatirlanacagi gibi Bekir Coskun, secilmesi muhtemel yeni Cumhurbaskani'nin 'kendi cumhurbaskani' olmayacagini belirtmisti bir yazisinda; ve bunun uzerine basbakan da Bekir Coskun'a 'Turkiye'yi terk et o zaman' demisti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tum yorumcular / gazeteciler Basbakan Erdogan'in soylediklerinin kabul edilemez oldugunu, basbakanlik koltugunda oturan bir kisinin tum vatandaslari kucaklamak zorunda oldugunu dile getiriyor. Tabii ki bunlar sonuna kadar katildigim dusunceler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak ben burada, soylenen sozleri/yapilan yorumlari tekrarlamak istemiyorum; benim bu olaya bakmak istedigim bir baska nokta var : " 'Ya sev - ya terk et' mantigi". Daha gencken bu slogani cok zaman kullandim/k 'seriatci' gruplara / kisilere karsi. Bana gore, Laik Demokratik Sosyal bir Hukuk Devleti'nin ozelliklerinden birini ya da birkacini degistirmek isteyenler 'Iran'a - 'Suudi Arabistan'a  gitmeliydi. Bu ulke bizimdi, ve karsi grup da Turkiye'den gonderilmeliydi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Simdi farkediyorum ki, o zamanlar yanlis yapmisiz. Yapilmasi gereken onlari bu ulkeden gonderme sloganlari atmak degil; o gruplari egitme - onlarla daha cok zaman gecirme - onlara 'ozgur dusunce'yi ogretme calismalari yapmakmis. Bu yolla "biz" ve "siz" bolunmesi olmadan aydinlik yarinlara kolayca yurunebilirmis (her ne kadar 'orumcek kafalar'la mucadele etmenin, onlari egitmenin ne kadar zor oldugunu bilsem de; onlari dislamanin yanlisligini simdi goruyorum).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama biz bunlari yapmadik... " 'Biz' Turkiye'nin sahipleriyiz; 'Siz' kafa yapinizla bu ulkeye ait degilsiniz, layik oldugunuz yere gidin." diyerek ayrimciligin artmasina katki sagladik. Ve sonunda bugunlere geldik...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artik kendimizi 'kaf dagi'nda gormekten vazgecme zamanimiz geldi de geciyor. Biz aydinlar; her durumda/donemde ulkeyi yonetecek 'tek' grup degiliz; bu yonetime aday ve -her ne kadar soylemekten utansam da- bizden daha caliskan bir grup var. Bir an once kendimize gelip, asil onceligimizin 'aydin insan yaratma' cabasi olmasi gerektigini farketmeliyiz ve bu yonde calismaya baslamaliyiz. Yoksa bugun bir TC vatandasi hakkinda "&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Maalesef edep adap bilmeyenler de var. Onu diyebilen insan önce Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından çıkması lazım&lt;/span&gt;" diyebilenler; yarin ayni TC vatandasini surgune gonderme yetkisini de kendisinde gorebilir. O zaman yalniz kalmamak icin 'aydinlik beyinler'in artirilmasi calismalarina hemen bugun baslamaliyiz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.kutluay-say.com"&gt;www.kutluay-say.com&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/562564025088011997-2012958593050295252?l=kutluay-say.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kutluay-say.blogspot.com/feeds/2012958593050295252/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=562564025088011997&amp;postID=2012958593050295252' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/562564025088011997/posts/default/2012958593050295252'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/562564025088011997/posts/default/2012958593050295252'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kutluay-say.blogspot.com/2007/08/ya-sev-ya-terk-et.html' title='Ya Sev - Ya Terk Et !!!'/><author><name>Kutluay</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02994799690900966146</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='11154105047685027099'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-562564025088011997.post-6759767343022183080</id><published>2007-08-17T11:19:00.000+02:00</published><updated>2007-08-17T11:28:55.257+02:00</updated><title type='text'>Laik ulkenin bakani...</title><content type='html'>17 Agustos 2007 tarihli Milliyet Gazetesi'nden bir haber :&lt;br /&gt;(haberin tamami icin su linki izleyebilirsiniz : &lt;a href="http://www.milliyet.com.tr/2007/08/17/son/sonsiy03.asp"&gt;http://www.milliyet.com.tr/2007/08/17/son/sonsiy03.asp&lt;/a&gt;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;.......... Seçimler nedeniyle bağımsız sıfatıyla atanan İçişleri Bakanı Osman Güneş, Muğla Valisi'ne emir vererek, illerinde toplantı yapacaklarını ve otel ayarlanmasını istedi. Muğla Valisi Koçaklar, beş yıldızlı oteli ayarladı ve 20'den fazla bürokrat birkaç gün toplantı yaptı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Son günün akşam yemeğinde Güneş, risotto istedi. Bürokratları da aynı yemeği sipariş ettiler. Yemeği beğenen Güneş, yemeğin tarifini isteyince, otelin aşçısı gelip tarifi vermeye başladı: "Efendim, et ve sebzeleri birlikte kaynatıyorsunuz. Kaynayan et/sebze suyunun içine yarım kadeh kadar şarap ekliyorsunuz..."&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;     &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; Güneş, 'şarap' sözünü duyar duymaz, yemeği ortaya doğru atıp, otelin aşçısına, "Utanmıyor musunuz, bana alkollü yemek verdiniz. Bu ne rezalettir" diye bağırdı. Aşçı, şaşkınlıkla, "Efendim risottoda her zaman şarap olur" dedi ama Güneş yatışmadı. İl valisi devreye girerek otel ile aşçının bu konuda bir suçu olmadığını söyledi. Sinirlenen Bakan "Durduk yerde bana haram yedirdiniz" diyerek, masayı terk etti. Güneş, Ankara'ya dönünce, Koçaklar'ı görevden alan kararnameyi hazırladı ve işleme koydu. Risotto konusundaki tartışma İçişleri Bakanlığı kaynaklarınca doğrulandı. Ancak Koçaklar'ın görevden alınmasının Yiğenoğlu'nun mahkeme kararıyla Muğla Valiliği'ne dönmesiyle ilgili olduğu belirtildi&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;.......... &lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Simdi bu haber uzerine nasil yorum yapilir ki?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakan'a olayi sorsaniz soyle bir aciklama gelmesi bile muhtemel :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Benim yemegimin icine alkol koymuslar. Tabi dolayisiyla ben sarhostum o sirada, neler oldugunu hatirlamiyorum. Benim yemegime alkol koyarak beni sarhos edenlerdedir tum sorumluluk. Bu gibi durumlarin bir daha yasanmamasi icin Turkiye'de alkol uretimi / ithalati / tuketimi derhal yasaklanmalidir.&lt;/span&gt;"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.kutluay-say.com"&gt;www.kutluay-say.com&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/562564025088011997-6759767343022183080?l=kutluay-say.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kutluay-say.blogspot.com/feeds/6759767343022183080/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=562564025088011997&amp;postID=6759767343022183080' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/562564025088011997/posts/default/6759767343022183080'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/562564025088011997/posts/default/6759767343022183080'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kutluay-say.blogspot.com/2007/08/laik-ulkenin-bakani.html' title='Laik ulkenin bakani...'/><author><name>Kutluay</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02994799690900966146</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='11154105047685027099'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-562564025088011997.post-6535757401443419791</id><published>2007-08-16T17:24:00.000+02:00</published><updated>2007-08-16T17:25:00.170+02:00</updated><title type='text'>Hurriyet – Emin Colasan – ‘Ifade Ozgurlugu’...</title><content type='html'>&lt;p class="MsoNormal"&gt;Dun Hurriyet Gazetesi, Emin Colasan’in isine son verdi. “Hurriyet Gazetesi kendi kasasini / cebini dusunen bir isletmedir. Dolayisiyla istedigi calisaninin isine, istedigi zaman son verebilir” diyebilirsiniz. “AKP son secimlerde %46 oy aldi, tabii ki gazete surekli AKPye satasan – surekli onlarin icraatlariyla ugrasan bir gazeteciyi isten cikarabilir; yoksa neler olur kim bilir” diyebilirsiniz. Bu dusuncelere kesinlikle katilmamakla birlikte, itiraz da etmem. &lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"&gt;Ancaaak; bugun Hurriyet Gazetesi Genel Yayin Yonetmeni Ertugrul Ozkok’un bu olay ile ilgili yazdigi yaziya dair tum gun boyunca tek bir okuyucu yorumunun bile gazetenin sitesinde yayinlanmamis olmasini bana hicbir sekilde aciklayamazsiniz. Gazete haberlerine yorum yazmak hic adetim olmamasina karsin, bugun o habere sabah erken saatlerde yorum yazmistim – yayinlanmadi. Biraz once yeniden baktim (saat su anda &lt;st1:time minute="0" hour="17"&gt;17:00&lt;/st1:time&gt;), hala ayni yazi gorunuyor : “Bu haber hakkında henüz yorum yok” !!! &lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"&gt;Hurriyet Gazetesi kendini hala ‘buyuk gazete’ olarak goruyor olabilir; hala tiraji – Turkiye sartlarina gore – oldukca yuksek olabilir (bilmiyorum). Ancak benim gozumde artik coook cok kucuk bir gazete… Yurt disinda yasadigim icin zaten gazete almak gibi bir durumum soz konusu degildi, ama bundan sonra web sayfalarini da ziyaret etmeyecegim… Haberlerini nasil sectikleri, yorumlarini nasil yaptiklari bugun bir kez daha tum acikligiyla ortaya cikti… Yazik, cok yazik…&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;www.kutluay-say.com&lt;br /&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/562564025088011997-6535757401443419791?l=kutluay-say.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kutluay-say.blogspot.com/feeds/6535757401443419791/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=562564025088011997&amp;postID=6535757401443419791' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/562564025088011997/posts/default/6535757401443419791'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/562564025088011997/posts/default/6535757401443419791'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kutluay-say.blogspot.com/2007/08/hurriyet-emin-colasan-ifade-ozgurlugu.html' title='Hurriyet – Emin Colasan – ‘Ifade Ozgurlugu’...'/><author><name>Kutluay</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02994799690900966146</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='11154105047685027099'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-562564025088011997.post-6597171306946991941</id><published>2007-08-16T16:53:00.000+02:00</published><updated>2007-08-16T16:55:10.106+02:00</updated><title type='text'>Abdullah Gul – Cumhurbaskanligi...</title><content type='html'>&lt;p class="MsoNormal"&gt;Bu aralar Abdullah Gul’un Cumhurbaskanligi olayi mansetlerde surekli; adayligi aciklandi AKP tarafindan ve her kafadan sesler cikmaya devam ediyor. Itirazlar var, destekleyenler var… &lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"&gt;Olay bana kalirsa Abdullah Gul’un 11. Cumhurbaskani olup olamayacagi degil, Turkiye’nin gidisati. Bundan 15 yil kadar once DYP’den Milli Egitim Bakani olan Koksal Totan ile ilgili o gunku konusmalari hatirliyorum ve simdiki konusmalari. O zamanlar ‘Milli Egitim Bakanligi dincilerin eline gecti, neler oluyor, gidisat cok kotu’ denirken; bugun Koksal Toptan’in Meclis Baskanligi tum partilerce &lt;st1:city&gt;&lt;st1:place&gt;kabul&lt;/st1:place&gt;&lt;/st1:city&gt; ediliyor – partiler arasi uzlasmaya guzel bir ornek olarak gosteriliyor. Ne kadar kisir – dargoruslu partilerimiz var… Ve ne kadar cabuk unutuyoruz gecmis yillari… &lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"&gt;Gidisat o kadar kotu ki; 15 yil oncesini kimse hatirlamiyor – 15 yil sonra neler olabilecegini de kimse tahmin etmiyor / etmek istemiyor. Belki sarikli – cuppeli bir cumhurbaskanligi adayimiz olacak ve o zaman da Bulent Arinc’i (ya da bir benzerini) alkislarla o makama getirecegiz / getirmek isteyecegiz bugunleri unutarak. Ya bir 15 yil daha sonra neler olacak? Ya daha sonra???&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;www.kutluay-say.com&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/562564025088011997-6597171306946991941?l=kutluay-say.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kutluay-say.blogspot.com/feeds/6597171306946991941/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=562564025088011997&amp;postID=6597171306946991941' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/562564025088011997/posts/default/6597171306946991941'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/562564025088011997/posts/default/6597171306946991941'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kutluay-say.blogspot.com/2007/08/abdullah-gul-cumhurbaskanligi.html' title='Abdullah Gul – Cumhurbaskanligi...'/><author><name>Kutluay</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02994799690900966146</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='11154105047685027099'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry></feed>